Connect with us

Merhaba, ne aramıştınız?

Pir-i Türkistan Kalemi

İnsanlıktan Nasibi Olmayanın, İslamdan nasibi Olmaz

Pir-i Türkistanı Sani Eba Baştuğ’un Büyük Dünyamdan Esintiler İsimli Eserinden.

”İnsanlıktan nasibi olmayan, İslam’dan nasibi olmaz.”
   Hz. Şeyh devamlı bu kelamı ederdi, insanlıktan nasibi olmayanların İslam’dan nasibi olmayacağını. Her zaman düşünürdüm bu kelamın hikmet boyutunu. Nasıl olur da yaratılışı insan olan İslam’dan nasiplenemez diye. Birçok eser okumuştum, tarihin derinliklerini araştırmıştım. İnsanın yaratılış gayesini anlamıştım. Gördüm ki asıl neden; insan olup olamamaktı. Büyük Şeyhin bu sözünü daha iyi kavrıyordum. İnsan yaratılışta insandı ama nefsin halleri onu binlerce mahlûkun şekline sokardı. Daha doğrusu bedende insan tek yüzlü nefisteki insan çok yüzlü… Ehlileştirilmemiş nefis birçok hayvanın şeklini alırken anladım ki asıl gaye; nefsi insanlaştırıp İslam’dan nasip almaktı. İslam’ı anlayıp insanca yaşamaktı. Dinin gayesi insanlara insanlığı öğretmekti. Asıl fıtri yapıya sokmaktı. Bunun için Allah Âdem’i Nuh’u İbrahim’i İsmail’i Muhammed (a.s)’ı ve birçok peygamberi göndermişti. İnsanlara geldikleri ve gidecekleri yeri hatırlatmaktı gayeleri.
   Birçok salih kul insanlık için kendini feda etmiştir. Uğraşmış çalışmış insanlara insanlığı anlatmış. İnsan olmadan da Cennet’e girilemeyeceğini… Cennet yalnızca insanların hakkıdır. Belki akla şöyle bir soru gelebilir: Cehennemde olanlar insan değil mi? Dedik ya, bedenen insan olmak zahirde insanlıkta olsa nefsin kötü halleri insanı batinen veya manen insanlıktan uzaklaştırmaktadır.
Ruh temiz, nefis ise azgındır. Kötüyü çirkin, çirkini güzel gösterir. Tüm gaye, hedef nefsi emmareden mutmainliğe, mutmainden de raziyeye çıkarmaktır. Mutmain olan nefis insanlaşmış, azgınlıktan kurtulmuş, Rabbini bulmuş nefistir. Hal böyleyken, yüzlerce binlerce şeyh, âlim, salih diye adlandırılan bunca insan nefsi mutmainliğe geçmiş olmasına rağmen, insanlar ve onlara bağlı olanlar gaflette ve dalaletteler. Birçoğu da şirk batağına batmışlardır. Ya bunca âlimin, salihin, şeyhin emmare nefisleri azgınlaşmıştır ya da bir yerlerden çekinmektedirler. Her ikisi de vahim bir tablodur. Şeyhlerin gayesi insanların kurtuluşu olacağına, çıkarlarının kurtuluşunu savunmak olmuştur. Bir yerlerden korkuları hakikati gizlettirmektedir. Gizlenen hakikat değil onların belamlığıdır.
   Bu sözlerimizi insanlık tartışadursun. Kimin ilmi kimin ilminden daha fazla, kim kâfir kim Müslüman, kim cennetlik kim cehennemlik bunları fukuha bulsun. Ehli kitap deyip de hepsi cennetliktir diyenler, hepimiz kardeşiz deyip de zulmü zalimi sevenler, zalımla oturup kalkanlar Allah’ından bulsun.

23 MART 2013 CUMARTESI – Büyük Dünyamdan Esintiler

Yazar:

Kutbiyye Otağının kurucusu ve fikir önderi. Fikirleri ve düşünceleri ile yaşayan bir Arif. Pir-i Türkistan Kalemi isimli kategoride yazar.